31 Eki 2014

ÇOCUKLARIMIZIN MANEVİYATINI YÜKSELTMEK


Fitnenin yağmurlar gibi evlerimizin içine ve yaşadığımız topluma yağdığı şu ahir zamanda, unuttuğumuz, önemsemediğimiz belki de ihmal ettiğimiz önemli bir konu çocuklarımızın maneviyatı.
Her gün inanılmaz olaylar duyuyoruz; küçük yaşta ki çocukların karıştığı akıl almaz olaylar, akla hayale gelmeyen çeşitli cinayetler, anne babaların evlatlarına, evlatların ise anne babalarına yaptığı türlü zulümler, akıl sahibi her insanın kendisine dönüp bazı sorular sormasını gerekli kılıyor;

1-Acaba çocuğumun maneviyatına ne kadar önem veriyorum?
2-Çocuğum Allah ve Resul’ünü ne kadar tanıyor?
3-Ona yaratılış, varoluş sebebini anlatıyor muyum?

Çocuklarımız bize verilmiş en güzel emanetler. Bizlerde anne ve baba olarak kutlu ve onurlu bir misyonu yüklendik. Hepimiz yavrularımızı en güzel şekilde hayata hazırlamak istiyoruz. Fakat çoğumuz bu hazırlık esnasında bazı ve belki en büyük yerleri boş bırakıyoruz. Okullarda yeteri kadar din ve manevi eğitimi alamayan evlatlarımız eğer ailede de gerekli bilgileri almıyor ve bu bilinçle yetişmiyorsa, hayatının her anında yanlışlar yapabilen bunalımlı insanlar olabiliyorlar….

Şarkıcıların ismini eksiksiz bilen çocuklara nedense onu yaratan Allah’ın isimleri öğretilmiyor. At yarışına sokulur gibi canhıraş sınavlara hazırlanan çocuklar büyük mahşer sınavına hazırlanmıyor. En güzel yemekleri yapıp midelerini doyurduğumuz yavrularımızın ne yazık ki ruhları aç kalıyor. Ve böyle büyük bir boşlukla büyüyen bu çocuklar ne kadar tahsilde yapsa eksik kalıyor….

NE YAPABİLİRİZ?
Eğer henüz çocuğumuz yoksa evvela kendimizi yetiştirelim. Eksiklerimizi fark edip onarma yoluna gidelim. Namaz kılmıyorsak acilen başlayalım. Kur-an’ın orijinalinin yanında mutlaka mealini de okuyalım. Özellikle kadınlar için Nisa ve Nur surelerini okuyup anlamaya ve yaşamaya çalışalım.
Eğer hamileysek; içimizde taşıdığımız o büyük mucizeyi unutmadan, secdelerimize devam edelim. Sesli olarak Kur’an okuyup dinleyelim. Yaptığımız her davranışın çocuğumuza yansıyacağını unutmayalım.
Çocuğumuz doğduğundan itibaren bütün bebekliği boyunca onu Allah’ın isimleriyle uyutalım.
Anlamaya başladığı 2-3 yaşından itibaren gördüğü

ANNE KIZ ETKİNLİKLERİMİZ 22 (16 aylık)





 Selamlar herkese,bilgisayarda unutulmuş bir etkinlik fotosu buldum:)Yaklaşık 2-3 hafta önce yapmıştık aslında,yayınlamak şimdiyi buldu.Şu köpük tabakları buzluğa bir şey koyarken kullanıyorum aslında,bu seferde

29 Eki 2014

BU HAFTA DİKİŞ KURSUNDA NELER YAPTIK...











Bakalım kursta bu hafta neler öğrenmişiz.İlk olarak fermuar diktik,fermuarın yanlarında da iki tane pens var.Minyatür bir etek arkası oldu.

28 Eki 2014

ANNE KIZ ETKİNLİKLERİMİZ 21 (16 aylık)

Bir mutfak etkinliğiyle daha karşınızdayız efenim.Bütün bakliyatlarla oynadık galiba:)Napim kızım seviyo mutfakta zaman geçirmeyi,kap kacak,makarna ,nohut farketmez.

Gördüğünüz gibi hunili düzeneğimizden teker teker nohutları attık,sonra tencereye boşalttık.Arada mama deyip ağzına almaya çalıştı ,ben de klasik anne bakışıyla gözlerimi belerttim:):)Yavrucum durdu, baktı sonra bana uzattı mama diyerek,annecim bu pişmedi yenmez  dedim,bıraktı sonra.Yavrucak böyle böyle öğrenecek inşallah:):)

25 Eki 2014

ANNE KIZ ETKİNLİKLERİMİZ 20 (16 aylık)

 Kuzucuğa geometrik şekillerden cırt cırtlı oyuncak yaptım:)Şimdilik pek şekil farklılıklarına dikkat etmese de kendince yapıştırıyor işte:):)Kartona şerit şeklinde cırt cırtları zımbaladım,arkasına da kalın bir kartonu sağlamca yapıştırdım ki zımba teli zarar vermesin.Keçeden kestiğim şekillerin arkasına cırt cırt yapıştırmaya gerek kalmadı çünkü zaten yapışıyor hemencecik.Zeynep de en çok onları çekip çıkarmayı sevdi,o kadar sevdi ki

20 Eki 2014

DİKİŞ KURSUNDA NELER NELER YAPTIK...

 Bu hafta sonu kursta o kadar yoğun geçti ki...Bir yandan yeni ve işe yarar bilgiler öğrenmenin mutluluğu diğer yandan yorgunluk.Ah ne vardı şu kurs evime daha yakın olsaydı ya:(:( Neyse böyle diyorum ama hocamız çok tatlı,birebir ilgileniyor,Allah razı olsun ne sorsak anında cevaplamaya çalışıyor.

ANNE-KIZ ETKİNLİKLERİMİZ 19 (16 aylık)




Sonunda harcadığımız onca ıslak mendil işe yaradı:)Bu etkinliği yapmak için kapakları biriktirmiştim.Çok amaçlı kullanılabilir aslında yani benim aklımdaki buydu,ama bu oyuncağımız çoktan yok oldu bile:)Benim kızımın aç kapalarına dayanamadı gariban:)Neyse annesi yine yapar ona:)

Kapakları kartona yapıştırdım,güçlü bir yapıştırıcı ya da silikon gerekiyor.Sonra içine hayvan resimlerini yapıştırdım.Yalnız o hayvan resimlerini Zeynep'in parçalanan kitabından kestim.Paramparça da olsa o kitabını çok seviyordu benim kızım,keserken bir de baktım ağlıyor,neyse sonra gizlice hallettim:):)

Kapağını açtıgı hayvanın taklidini yaptık,türkçesini,ingilizcesini söyledik ve uyduruk şarkılarımızla eğlendik:)

18 Eki 2014

Anlatımlı Çocuk Elbisesi

(Alıntıdır)
Bu elbiseyi ve ayrıntılı yapılışını internette gezinirken buldum.Belki yapmak istersiniz,çok tatlı değil mi?Aşağıdaki linkten elbisenin yapılışına ulaşabilirsiniz.
Ben artık hep Zeynep için kumaş ve kıyafet modeli bakıyorum yahu,benim başım kel mi:)?

http://onesimplebliss.blogspot.com.tr/2012/01/ruffle-dress-tutorial.html

17 Eki 2014

ANNE-KIZ ETKİNLİKLERİMİZ 18 (16 aylık)


Benim kızım bu aralar kafayı lastik tokalarına taktı,gördüğü her yere toka takıyor,evin her tarafında bunlardan var:):):)En çok oyalandığı şey diyebilirim,hatta artık dışarı çıkarken de küçük bir kutuya koyup yanımda taşıyorum:):)Ahh bir de saçına taktırsa ya,bonus bonus dolaşıyor bücür:):)
Parmaklarıma takarken renklere göre ayırdık bu sefer,biraz daha kalsa kan dolaşımım duracaktı sanırım.Tokaları parmaklarımdan çıkardığımda hepsinin izi çıkmıştı:)

15 Eki 2014

ANNE-KIZ ETKİNLİKLERİMİZ 17 (16 aylık)

Ne zamandır Zeynep'i oyun hamuruyla tanıştırmaya çalışıyorum,ama ağzına alma girişimlerinde bulunduğundan hep erteliyordum.Neyse ki artık azaldı,bitti diyemiyorum :(:(
O yüzden bu tarz etkinlikler yaparken gözüm hep üzerinde oluyor,neyse sorunsuz oynayıp,mıncıklayıp etkinliğimizi tamamladık:)

 Aslında poğaça,kurabiye hamurundan bir parça veriyordum eline,nasıl olsa ağzına alsa bile zararı dokunmaz.

Oyun hamuru çocuğun el  kaslarını daha çok çalıştırmasına böylece de el  kasları gelişimine katkı sağlıyor.Bu yüzden istediği kadar elinde yuvarlayıp mıncıklayabilir,onun için çok faydalı:)

14 Eki 2014

Dikiş Kursunda Yaptıklarım:):)



Haftasonu başladığım İsmek dikiş kursunda yaptığımız el dikişleri bunlar:)Hani 1.sınıflar yazı yazmadan önce çizgiler yapar ya ,kendimi aynen öyle hissettim.Tek fark defterin yerini kumaş,kalemin yerini de iğne aldı:)Bir de sürekli hocanın yanına gidip bitirdim ben bunu,diğer dikişi gösterir misiniz dedik:):)Allah'ım gerçekten insan kınadığını yaşamadan göçmüyor bu dünyadan:):)Öğrencilerimin bana yaptıgını ben de hocaya yaptım:):)Dersine girdiğim ikinci sınıflar  sürekli öğretmenin yanına gelmek ister,bazen şikayet için,bazen yaptıklarını onaylamamı istedikleri için.Sınıflar kalabalık olunca bu çoğu zaman beni çok yoruyor ama bu hafta sonu tekrar anladım ki bu insanın fıtratında var:):)

Oturdugum yerdeki İsmeklerin hiç birinde haftasonu kursu olmadığından,evime oldukça uzak bir yere gidiyorum,otobüse binmekten nefret etsem de içimdeki dikiş aşkı bu nefreti şimdilik engelliyor.

Bu hafta kursiyer sayısı beklenenden az oldugu için haklı olarak çok da ayrıntılı şeyler görmedik aslında.Ama ben sürekli kafama takılan,daha önce beceremediğim,zorlandığım şeyleri hocaya soruyorum,o da sağolsun bıkmadan hepsini güzelce açıklıyor.Teoride sayesinde şimdiden bir sürü şey öğrendim bile.

Haftaya yaka yapımını öğreneceğiz,inşallah öğrendiklerimi buradan da paylaşırım.Sevgiyle kalın:)

MİNİĞİME KAPŞONLU MONT:)

Sanırım kendimi aşıyorum:):)Kızım için bir şeyler yapmak çok hoşuma gidiyor,hem küçük oldugundan daha çabuk bitiyor hem de onun üzerinde görünce çok daha mutlu oluyorum:):)
Evdeki kırmızı ve beyaz kendinden desenli poları kullanarak kuzucuma mont diktim:):)
Beni fazlasıyla uğraştırsa da hatalarıma rağmen ben sonucu sevdim.

10 Eki 2014

Onu en çok uyuyunca seviyorsun

Onu en çok uyuyunca seviyorsun



En çok uyuyunca seviyorsun onu…

Sessizliğini sakinliğini,yaramazlık yapamayışını,sana karşı gelemeyişini, ağlayıp sızlanamayışını seviyorsun…

Gün içinde çok kez bağırıyor, kızıyor,görmezden geliyorsun onu. Sözlerine aldırmıyor, şakalarına gülmüyor,çok kereler gülümsemelerine karşılık vermiyorsun…

Asık bir suratla karnını doyuruyor,hızlı hareketlerle çekiştirerek üstünü çıkarıp giydiriyorsun.
Asla hata kabul etmiyorsun. Sıkça eleştiriyor, mütemadiyen konuşuyor, güya öğüt veriyorsun.
Ard arda sıraladığın yığınla sözü hemen anlasın, unutmasın istiyorsun.

Belki elinle değil ama, dilinle bakışlarınla,sözlerinle dövüyor, eziyet ediyorsun…

Gün boyu çekişmeler, mücadeleler.Yapma,etme,bırak,dokunma, dağıtma’lar…

Hiçbir yer bozulmasın, kirlenmesin, çekmeceler hep düzenli kalsın, yerler daima temiz olsun istiyorsun.

Tezgahın üzerinde bir boya kalemine, mutfak masasının üzerinde bir çift küçük ve kirli çoraba tahammülün yok senin. Duvara çizilmiş masum bir resim,pencerede,sehpada el izlerine, saklanmış çikolatayı ararken kırdığı tabağa tahammülün yok…

Bir gün temiz,düzenli ama yalnız bir eve sahip olacağını unutuyor, onun büyürken ellerinden nasıl kayıp gittiğini farketmiyorsun…

Yatma vaktine kadar harp ediyorsun onunla. En son başından gitsin, uğraştırmadan uyusun istiyorsun.

Uyuyor ya en nihayet… İşte o zaman bir sızı düşüyor,bütün bir günün pişmanlığı oturuyor içine. “Yapmasaydım,etmeseydim,kızıp bağırmasaydım,eyvah! ne çok kırdım kalbini”… Gidip başını okşuyor, yanağına bir öpücük konduruyorsun…

Nasılda masum şimdi,nasılda tatlı…”Yarın” diyorsun,”yarın başka olacak.daha çok ilgileneceğim, daha çok oynayacağım onunla.” “Gözlerinin içine bakarak,gülümseyerek konuşacağım” tıpkı psikoloji kitaplarında anlatıldığı gibi davranacağım…

Sabah oluyor nihayet.Her zamanki gibi erken kalkıyor.Geceden kalan vicdan azabı sabaha sirayet ediyor.Tüm planladıklarını uygulama yolunda hareket ediyorsun.Ama bu en çok iki saat sürüyor.Yine unutuyor aynılaşıyorsun…

Farkettin mi sen onu en çok uyuyunca seviyorsun…

CAHİDE SULTAN

9 Eki 2014

Kuzumun Bayramlıkları:)

Daha önce elbiseyi paylaşmıştım ama pileleri orantısız oldugu için tekrar diktim bel kısmını,bu sefer daha çok içime sindi,olacak inşallah zamanla:):)
Havalar soğudugu için elbisenin üzerine bir şey lazım diye düşündüm,Zeynep'in kıyafetlerinin içine girdim ve boğazlı oldugu için çok kullanışlı olmayan siyah bir badi buldum.Ortadan kesip elbisenin kumaşından köşelere ekledim,ben çok beğendim ,kuzucuğa da çok yakıştı:)

7 Eki 2014

ÖĞRETMENİM BANA ADIMLA SESLEN!

Her sene ilk dersi öğrencilerimin ismini öğrenmeye ayırırım,tabi ki hemen hepsini birden akılda tutmak zor ama zamanla o da oluyor.Çok şükür ezberim iyidir:):)
Bu gerçekten önemli bir konu çünkü çocuk ona ismiyle seslenildiğinde daha  özgüvenli olur,diğer türlü öğretmen ismimi bile hatırlamıyor diye üzülebilir.
Ben hatırlamadığımda açık açık ismini soruyorum,bir sonraki seslenişimde özellikle adıyla sesleniyorum ki bu kez unutmadığımı bilsin.
Çocuklara hakettiği değer verilirse,bu ileride onların iyi bir insan olmalarına da yardımcı olur.En azından ben böyle düşünüyorum.

ÖRGÜ ŞALLARIM



Kışlıklar çıktı yazlıklar kalktı.Dün yine hurçları döktüm,bunları da 2-3 yıl önce örmüştüm.Aaa dedim bunlar blogumda yok olmaz ki,hemen fotolarını çektim.

1 Eki 2014

ELBİSEDEN BALON ETEĞE



Bu elbiseyi bir gün değişikliğe ugratırım diye saklıyordum,o gün bugünmüş:)Çok basit bir işlem yaptım,sonuç da çok şeker oldu:)